Kemoterapi Nedir?

  • Yazının Tarihi: 30 Haziran 2016
  • Bu Yazıyı Sosyal Medyada Paylaş:
  • Googleda Paylaş
  • Twitterda Paylaş
  • Facebookta Paylaş

Kemoterapi tümörün ilaçla tedavi edilmesi demektir. Cerrahi ve Radyoterapi (ışın tedavisi) ile birlikte tümör tedavisinin çok önemli bir parçasıdır. Kemoterapi ile tümör hücreleri öldürülür veya tümörün büyümesi durdurulmaya çalışılır. Bazen tek, bazen birkaç ilaç çeşitli yollarla verilerek uygulanır.

Kemoterapi ile ilgilenen bilim dalına MEDİKAL ONKOLOJİ veya TIBBİ ONKOLOJİ, bu alanda çalışan hekime MEDİKAL ONKOLOG veya TIBBİ ONKOLOG denir. Medikal onkoloji ayrı bir uzmanlık dalıdır; medikal onkolog tümör tedavisi konusunda uzmanlaşmış bir iç hastalıkları uzmanıdır.

Tümör tedavisi bir ekip işidir ve mutlaka bu ekibin tüm üyelerinin bulunduğu merkezlerde uygulanmalıdır. Bu ekipte tümör cerrahisi ile ilgili uzman cerrah, radyoterapi ile ilgili radyasyon onkoloğu, kemoterapi ve hasta bakımı (destek tedavisi) ile ilgili medikal onkolog bulunmalıdır.

Kemoterapide Amaç Nedir?

Tümör cinsine ve hastanın özelliklerine göre değişik nedenlerle kemoterapi uygulanabilir.

  • Tümörü tamamen yok etmek ve hastayı iyileştirmek için,
  • Tümörün yayılmasını engellemek için,
  • Tümörün büyümesini durdurmak veya yavaşlatmak için,
  • Tümörün neden olduğu belirtileri yok etmek için kemoterapi uygulanır.

Diğerlerinde ise kemoterapi diğer tedavilerle (cerrahi ve ışın tedavisi) birbirini izleyecek şekilde veya eş zamanlı olarak uygulanır. Örneğin ameliyat öncesinde tümörü küçültmek amacıyla veya ameliyattan sonra yayılmasını önlemek için kemoterapi yapılabilir. Aynı uygulamalar ışın tedavisi öncesinde ve sonrasında yapılabildiği gibi, ışın tedavisi ile eş zamanlı da kemoterapi uygulanabilir.

Kemoterapi İlaçları

Kemoterapide çeşitli ilaçlar kullanılır. Bunların bir kısmı tümör hücrelerini yok etmeye yönelik kemoterapötik ilaçlar (sitotoksik), bir kısmı tümörün biyolojisine etki ederek tümörün gelişimini, çoğalmasını önleyen ilaçlar (sitostatik), diğerleri hormonlar ve bağışıklık yan etkilerini azaltmak veya yok etmek amacıyla kullanılır.

Verilecek ilaçlar nasıl seçilir?

İlaç seçimi tümörün cinsi, yaygınlık durumu, hastanın yaşı, genel durumu ve mevcut başka hastalıklarına (kalp hastalığı, yüksek kan basıncı, diyabet ve böbrek hastalığı) göre medikal onkolog tarafından yapılır. Seçilen ilaçların dozları ve uygulama sıklığına da, yine medikal onkolog tarafından birçok değişik faktör göz önünde tutularak karar verilir.

Uygulama Süresi ve Sıklığı Ne Kadardır?

Tedavi uygulama süresi ve sıklığı hastalığınızın ve sizin durumunuza göre özel olarak seçilen kemoterapi şemasına bağlıdır.

Tedavi ile elde edilen cevaba ve oluşan yan etkilere göre süre ve sıklık medikal onkolog tarafından değiştirilebilir. Genellikle en sık kullanılan aralar üç veya dört hafta olmakla birlikte bazı tedavi şemalarında haftada bir veya iki haftada bir uygulamalar vardır. Kemoterapinin zamanlaması konusunda en önemli, hatta hayati önem taşıyan nokta tedavinin mümkün olduğu kadar düzenli ve yan etkilerin izin verdiği ölçüde zamanında yapılmasıdır.

Tedavi aralıkları gereksiz uzatıldığında tümöre kendini toparlama ve ilaçlara direnç kazanarak daha da güçlenme şansı verilmiş olur. Bu şekilde tümör büyümeye ve yayılmaya devam eder ve tedavinin başarı şansı azalır. Kemoterapi randevularınız konusunda kesinlikle hekim önerileri dışına çıkılmamalıdır. Herhangi bir nedenle (aile sorunları, ekonomik sorunlar vb.) tedaviyi bırakmadan önce mutlaka hekim ile konuşarak bu sorunları anlatılmalı ve yardım istenmelidir.

Tedavi günlerine mutlaka uyulmalıdır. Hasta kendisini iyi hissetmediği gerekçesi ile asla tedavi gününü değiştirmemelidir ve evde kullanmak zorunda olduğunuz ilaçları düzenli olarak almalısınız. Aksi halde eksik tedaviden kaynaklanan tedavi başarısızlıkları ile karşı karşıya kalınabilir.

Kemoterapi Nerede ve Nasıl Uygulanır?

Kemoterapi mutlaka bu konuda eğitimli kişilerin çalıştığı merkezlerde uygulanmalıdır. Kemoterapi, medikal onkoloğun izni olmadan herhangi bir hastanede veya evde uygulanmamalıdır.

Kemoterapide kullanılan ilaçlar nasıl uygulanır:

  1. Damar içine verilerek (en sık kullanılan)
  2. Ağızdan
  3. Vücut boşluklarına verilerek uygulanabilir.


Kemoterapi damar içine nasıl verilir?

Damardan uygulanan kemoterapi ilaçları genellikle serum setinden veya serumun içine karıştırılarak çeşitli sürelerde verilir. Uzun süreli uygulamalarda hastaneye yatma gereği olabilir. Tedavi sırasında bazı ilaçların yan etkilerinin önlenmesi için fazla miktarda sıvı verilmesi gerekebilir. Hastaya verilen sıvı miktarı ayrıca hastanın başka mevcut hastalıklarına göre kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bu nedenle aynı hastalık nedeni ile tedavi alan hastaların tedavileri bile kendi içlerinde farklılıklar gösterebilir.

Uzun süreli ve sık kemoterapi alanlarda bir süre sonra damar bulma sorunu ortaya çıkabilir. Bazı ilaçların damar içine uzun süreli uygulaması sırasında kol damarlarının kullanılması sakıncalı olabilir. Bu durumlarda kateter denilen ve ilacın doğrudan doğruya kalbe yakın ana damara gitmesini sağlayan cihazlar takılarak kemoterapi bu cihaz yoluyla yapılabilir.

Kemoterapi hapları nasıl kullanılır?

Kemoterapi bazen evde alınacak haplarla yapılır. Bu durumda hapların nasıl kullanılacağı hastalar çok iyi anlatılmalı, hekime anlaşılmayan konular mutlaka sorulmalı, evde ilaçların alımını engelleyen bir yan etki meydana gelirse mutlaka ilgili hekim ile bağlantı kurularak yardım istenmelidir.

Evde kullanılan ilaçların hastanede damardan verilenler kadar önemli olduğu, eksik veya yanlış kullanımların hayati tehlike yaratabileceği unutulmamalıdır.

Yan Etkileri Nelerdir ve Ne Kadar Sürer?

Kemoterapi büyüyen ve bölünen hücreleri öldürdüğünden bu tür özellikleri olan normal hücrelere de zarar verebilir. Bu tür hücreler kemik iliği, sindirim ve üreme sisteminde ve saç folikülerinde bulunduğu için yan etkiler daha çok bu bölgelerde görülür. Kemoterapinin yan etkileriyle savaşabilecek birçok olanaklarımız olduğundan gerekli önlemler alındığı takdirde bu yan etkilerden korunabiliriz.

Bu sayfada sıralanan yan etkiler bütün hastalarda görülmeyeceğinden yan etki listesinin uzun olmasından ötürü endişeye kapılmanıza gerek yoktur. Yan etkiler kullandığınız ilacın türüne, dozuna, hastalığınızın türüne ve yapınıza göre değişiklikler gösterir. En sık görülen yan etkiler bulantı, kusma, saç dökülmesi ve yorgunluktur. Yan etkilerin çoğu kemoterapi aldığınız sürece oluşur ve tedaviniz tamamlandığında kaybolur. Hekiminizle sizde görülebilecek yan etkiler ve önlemleriniz hakkında tedavinize başlamadan önce mutlaka konuşunuz.

Yan etkilerin bazıları sizin doğrudan hissedeceğiniz türdendir. Bazıları ise ancak birtakım kan incelemeleri ile anlaşılabilir.

Yan etkileri ne kadar sürer?

Yan etkiler erken ve geç olmak üzere ikiye ayrılır. Erken yan etkilerin çoğu kemoterapi aldığınız sürece oluşur ve tedavi tamamlandıktan sonra tamamen kaybolur; bazılarının düzelmesi ise daha uzun zaman alabilir.

Normale dönme süresi yine kullanılan ilaç türüne, miktarına ve hastanın durumuna göre değişiklik gösterir. Sizi kemoterapi alımı süresince rahatsız eden yan etkilerin tamamına yakını erken yan etkilerdir. Tedavi bitiminde kaybolacağından, bu yan etkiler nedeniyle tedavinizi aksatmamanızı ve yan etkileri en aza indirebilmek için hekiminizle işbirliği yapmanızı öneririz.

Geç yan etkiler hastayı kemoterapi alırken rahatsız etmeyen, daha uzun sürede ortaya çıkan yan etkilerdir. Gerekli önlemler alındığı takdirde bunların oluşması genellikle önlenebilir.

Kemoterapi Sırasında Beslenme Önerileri

Tedavi sırasında iyi beslenmek tedavinin yan etkileri ile başa çıkabilmek, infeksiyondan korunmak ve ilaç nedeniyle zedelenmiş normal dokuların iyileşmesini hızlandırmak açısından çok önemlidir. İyi beslenmek tüm besin öğelerini içeren dengeli bir besin programı uygulamak demektir. Günlük beslenme aşağıdaki beş ana gruptan besinleri içermelidir:

  1. Sebze ve meyveler: ikişer porsiyon
  2. Et, tavuk, balık, yumurta: üç porsiyon
  3. Tahıllar: dört porsiyon
  4. Süt ve süt ürünleri: iki porsiyon
  5. Sıvılar (Su, meyve suları, çay, kahve, et suyu ve çorbalar): 8-12 bardak.
  • Tedaviniz sırasında kendinizi, hastalığınızı ve çevrenizi olumlu bir bakış açısı ile değerlendirmeniz iyileşmeniz açısından en azından kullandığınız ilaçlar kadar önemlidir.
  • Sakin, dayanıklı ve her şeye rağmen umutlu olmanız durumunda bağışıklık sisteminiz de güçlü olur ve hem hastalığınızı daha kolay yener hem de tedavinin yan etkilerini daha az hissedersiniz.
  • Yan etkilerin çoğunun geçici olduğunu unutmayınız.
  • Neler olabileceğini ve sizin ne yapabileceğinizi iyi bilirseniz yan etkilerle rahatlıkla başa çıkabilirsiniz.
  • Sıkıntılı durumlarınızda çevrenizden ve hekiminizden yardım istemekten, soru sormaktan çekinmeyiniz.
  • Vücudunuzun sesini dinleyin.
  • Kolay yoruluyorsanız yaptığınız işleri veya etkinlikleri azaltınız.
  • Kendinizi iyi hissettiğiniz zamanlar gücünüzün yettiği ve hekiminizin izin verdiği ölçüde iş ve aile hayatınızı sürdürebilirsiniz.
  • Dengeli beslenin. Besinler vücudunuzun kendini tamir etmesini sağlar ve enerji verir.
  • Tedavi düzeninizi asla bozmayınız. Tedavi günlerinizi çok acil durumlar dışında kesinlikle aksatmayınız.
  • Hekiminizle koridorlarda ayaküstü görüşmenin hatalara yol açabileceğini unutmayınız.
  • Her zaman poliklinikte, dosyanızla birlikte ve sakin bir ortamda hekiminiz size daha çok zaman ayıracak, daha doğru değerlendirme yapabilecek ve daha yararlı olacaktır.
  • Hastaneden ayrılırken bir sonraki gelişinizin zamanını ve neler getirmeniz gerektiğini mutlaka sorunuz.
  • Randevu almadan hastaneden ayrılmayınız.


Acil Durumlar

Her kemoterapi alan hasta bu durumları önceden hekimiyle konuşmalı, bu tür durumlarla karşılaştığı zaman hemen telefonla veya şahsen hekimiyle temas kurmalıdır ve hekiminin vereceği önerilere göre hareket etmelidir.

Randevu gününü beklemeden acilen başvurmanız gereken durumlar şunlardır:

  • 38 derecenin üstünde ateş yükselmesi,
  • Herhangi bir yerinizde kanama,
  • Aşırı burun kanaması,
  • Ciltte oluşan morluklar,
  • İdrarda kanama,
  • Diş etlerinde aşırı kanama,
  • Rahim içinden gelen normal adet dışı kanamalar,
  • Dışkıda taze kan bulunması veya dışkının katran gibi siyah olması,
  • Kusarak kahve telvesi gibi veya kırmızı kanama,
  • Vücutta toplu iğne başı büyüklüğünde döküntüler,
  • Öksürürken aşırı miktarda kan gelmesi (Balgamda hafif kırmızılık görülmesi önemli değildir),
  • Kemoterapi aldığınız damar çevresinde oluşan ağrı ve kızarıklık (Kemoterapi sırasında damarlarınızda kahverengi renk değişikliği olması önemli değildir),
  • Daha önce olmayan nefes darlığı veya var olan nefes darlığında artış,
  • Kola da yayılabilen göğüs ağrısı,
  • Kilo kaybına yol açan, halsiz ve yorgun bırakan ishal,
  • Normal dışkılama alışkanlığınızın dışında oluşan üç günden fazla süren gaz ve dışkı çıkaramama,
  • Yemek yemenizi engelleyen ağız yaraları ve yutma güçlüğü,
  • Ani olarak gelişen uyuşma, çift görme sorunları ve hareket bozukluğu, bilinç kaybı,
  • Vücutta oluşan yaygın döküntüler.


Hekiminize Sormak İsteyeceğiniz Sorular

Tedavi sonrasında hekiminize, hemşirenize sormak istediğiniz sorular olabilir.

  • Günlük yaşamınızda yasaklarınız,
  • Kişisel temizlik için kurallar (yıkanma vb.),
  • Ağız bakımı,
  • Beslenme (Neler yenecek? Yasaklar var mı?),
  • Kan sayımları ve başka incelemeler (Arada yapılması gerekiyor mu?),
  • Bir sonraki randevu zamanı,
  • Yapılması gereken resmi işlemler (Sevk, kayıt, sağlık kurulu raporu, karne, imzalama ve onaylatma işlemleri, vb.),
  • Sorularınız olursa kimi arayabileceğiniz.

Randevuya geldiğinizde tedavi telaşı içinde sorularınızı unutabilirsiniz. Bu nedenle aklınıza gelen soruları not alarak zamanı gelince hekiminize sorunuz.

Kemoterapi sırasında başka ilaç kullanımı

Genel kural olarak kemoterapi, başka nedenlerle (diyabet, yüksek kan basıncı, kalp hastalığı, ağrı kesiciler) ilaç kullanmaya engel değildir. Ancak bu ilaçlar konusunda hekimlerin bilgilendirilmesi gerekir. Tedavi sırasında aspirin ve aspirin içeren ağrı kesici ateş düşürücüler alınmamalıdır. Hastaneye yatmak için gelirken, hastanın kullanmakta olduğu bu tür ilaçlar getirilmelidir.

Sıradışı kanser tedavileri

Aile ve yakınlarınız tümör tedavisi aldığınızı öğrendiklerinde size, hastalığınıza iyi geldiği söylenen çeşitli yiyecek, vitamin ve ilaçlar almanızı önerebilirler. Bu tür öneriler sıklıkla televizyon, gazete ve dergilerde abartılarak bahsedilen tedavilerdir. Maalesef bunlar genellikle tam veya kesin olmayan bilgileri içerir. Tümör tedavisinde gerçek ilerlemeler temel tıp buluşlarının (yeni ilaç ve yöntemlerin) klinikte uzun süre denenmesi ve geliştirilmesi ile sağlanır. Herkese önerilmeden önce dikkatli çalışmalar yapılması şarttır. Etkisi ispat edildiğinde dünyanın dört bir yanındaki hastalar için kullanıma sunulur. Eğer bu tür tedavileri kullanmayı düşünüyorsanız veya kullanıyorsanız hekiminize haber veriniz.

Kemoterapi sırasında çalışabilir miyim?

Birçok kişi kemoterapi alırken normal hayat düzenini sürdürebilir. Bazı hastalarda ise hastalığın cinsi ve yaygınlığı, yapılan tedavinin yoğunluğu ve yan etkileri nedeniyle çalışma hayatını sürdürmek mümkün olmaz.

Örneğin kemoterapiden hemen sonra verilen bulantı kesici ilaçların uyku hali yapması nedeniyle araba kullanmak sakıncalı olabilir. Hekiminizle mesleğinizi ve çalışma düzeninizi konuşunuz.

Yaptığınız iş alacağınız tedavi sırasında sizin için sorun yaratmıyorsa kısa dinlenme dönemleri ile çalışmaya devam edebilirsiniz. Kemoterapi sırasında mümkün olduğu kadar günlük yaşamınızı sürdürünüz.

Kemoterapi sırasında tatil yapabilir miyim?

Tedavi sırasında, tedavi şemanızı aksatmayacak şekilde tatil yapmanıza hekiminiz tarafından izin verilebilir.

Lütfen bu gibi özel durumları hekiminize önceden bildiriniz.

Tatil yerinizin özelliklerine göre uyarıları ve kısıtlamaları olup olmadığını sorunuz. Örneğin bazı kemoterapi ilaçları cilt renginde değişiklikler yapabilir, etkileri güneş ışığı ile artabilir. Genel kural olarak kemoterapi sırasında hastanın güneşten korunması önerilir. Lökosit ve trombosit değerleri normal olduğu zamanlarda temiz deniz veya havuzda yüzebilirsiniz.

Kemoterapi sırasında gebelik

Bazı kemoterapi ilaçları hem erkek hem de kadında çocuk yapma yeteneğini ortadan kaldırır. Ancak bu her ilaç için söz konusu değildir ve kemoterapi sırasında kadın gebe kalabilir. İlaçlar doğmamış çocukta birtakım kusurlara yol açabilir. Bu nedenle kemoterapi sırasında doğum kontrolü uygulanmalı ancak hap ve spiral tercih edilmemelidir. Doğum sonrasında hastalık saptanan kadınlar kemoterapi alırken bebek emziremez.

Bir Yorum Yazın